11 Mart 2012 Pazar

Maloe Melo

Şu bloga daha önce denk geldiyseniz az çok biliyorsunuzdur; kendine iş üreten bir insanım. Ha bu ürettiğim işlerden, ya da yaptığım işgüzarlıklardan kazandığım bir para var mıdır? Meh. Ama işte öyle bir hayat diliyor insan, hep şu işgüzarlıkları yapacak vaktim olsun diyor. 

Vakit var mı peki, yani hiç mi işim yok? Meh. Teorik olarak vaktimin olmaması lazım. Ama belli ki craigslist'e girip, ilan veren bir blues-rock grubu bulup, "yeaa ben sizin fotoğrafınızı çekeyim mi konserde yea" diyecek vaktim olmuş. Onlar da dünya tatlısı insanlar oldukları için "e geel, giriş ayarlayalım, hem al bak bu da cdmiz" demişler. Sonuç olarak Salı gecesi kendimi Greenbaums konserinde fotoğraf çekerken buldum. Kendileri şöyle müzikler yapıyorlar:



Konser de şu şekil bu şekildi:







Bu haftayı şenlendiren tek olay bu değildi ayrıca, zira hafta boyunca çeşitli buluşmalar vuku buldu: uzun zamandır görmediğim ve ölümüne özlediğimi gördüğüm an fark ettiğim Pelin Hanım, bir atölye çalışması için bir haftalığına Amsterdam'a gelen Barış Hoca ve Amsterdam'da ilk geldiğim hafta sürekli telefonlaştığımız halde bir türlü yüz yüze gelemediğimiz Maral. Son ikisi, aşağıdaki resimde Greenbaums'u dinlerken görülebilir:

Hiç yorum yok: